CHP’DE NELER OLUYOR!?! Kim Yapıyor Olanları!!??
CHP de olan nedir, bir bölüm vatandaşın dediği gibi şikayet eden CHP’li, şikayet edilen CHP’li, mahkeme ne yapsın yargılamasın mı? Yargılansın tabiî ki, ama nasıl hangi mahkeme yargılasın? Bir Yüksek Mahkeme olan YSK’mu, Yargıtay Mı, Bir Ana Muhalefet Partisini Genel Başkanının Seçildiği Kurultay’ını Seçim Kurulları denetler ve bu yargılama seviyesindedir… Ancak Yüksek Seçim Kurulu veya Yüce Divan Olan, Anayasa Mahkemesi Yargılaması Gerekmez mi?
Sonra bir bölüm vatandaşın dediği gibi Türkiye’nin birinci partisi, ana muhalefet, ilk seçimde iktidar alternatifi partisine yargı eliyle hükümetin istediği gibi dizayn mı yapılıyor?! Sorusunu soran vatandaşlarımız da var… Biz toplum olarak her alanda, ister kültürel, ister dini, ister milli, ister sanatsal, ister felsefi, İster ekonomik, ister teknolojik, ister yöresel, ister resmi, ister sivil, ister çevre sorunlarında olsun siyasal taraf gibi konuşmayı severiz, severiz ve her alanı kendi siyasal rantımız içinde kullanırız… Bu kullanışlarımız genel olarak her alanda toplumsal güven sorununa neden olur.. Güvensizlik tarafsızlığa, tarafsızlık olaylara müdahil olmamaya neden olur.. O zaman da şu olur!
Siyasiler, herkes kendi mahallesine mesaj verir, herkesin haklısı kendine haklı der, karşı taraf kesin haksızdır, yanlıştır, haindir falandır, fistandır.. Önerim her taraf aynayı biraz kendine tutsun, tutsun ki kendi hatalarını görsün…
Şimdi CHP’ye kim operasyon yapıyor, onun üzerinde durarak devam edelim mi?
Parti içi yarışlarda seçimleri kaybeden 3-4 kişi bir elin parmakları kadar sayısı olmayan kişiler kurultaylardaki sonucu begenmiyor veya şahibe oldu, o buna, bu şuna maddi etkilerle iradesini sakata uğrattı diye Seçim kurullarının seçimleri denetleyerek, onaylayarak mazbata verdiği seçenlerin ve seçilenlerin iradeleri yok sayılarak bir mahkemece kurultay iptal edildi… Sonra mahkeme kararıyla seçimler yok sayıldı, delegelerin seçtiği genel başkanın yerine kurultayda kaybeden kişi genel başkanlık koltuğuna mahkeme kararıyla oturtuldu… Oturtulurken de polis zoruyla yapıldı bu, kapıları kırıldı, içerdeki partililere gaz ve plastik mermi sıkıldı, sonuç ana muhalefet partisi başkanı üye, delege, parti meclisi iradesi yok sayılarak, demokrasi dışı yöntemlerle değiştirildi… Bunu ne ana muhalefet partisi üyeleri, ne diger muhalefet partileri, nede sivil toplum örgütleri razı olmadı ve tepki gösteriyor… Öte yandan %15-20 kişilik kesin önyargıları olanların dışında ki vatandaşların da bu olayı CHP’ye karşı operasyon olarak değerlendirildiğini düşünüyorum… Böyle olduğunun kanıtlarına gelince, şunları gösterebilirim..
Ana muhalefet partisi genel merkezine girilirken oradaydım, seçilmiş başkanın destekçileri genel merkeze ulaşması barikatlarla engellenirken, atanmış başkanın az sayıdaki destekçisinin çok rahat genel merkezin girişine kadar geldiğine de, seçilmiş genel başkanı destekleyenlerin ise barikatları, tel örgüleri aşarak oraya ulaştığına tanık oldum.. Sonra genel merkeze baskın seçilmiş genel başkanın çıkması ve TBMM’ine dolu, yağmur yagarken toplumun sagcısı, solcusu, sade vatandaşının nasıl desteklediğine de tanık oldum.. Meclise ulaşıldığında 10-15 bin kişilik bir kalabalığa ulaşan bir topluluğa tanık oldum… Kısacası..
Demokrat, cumhuriyet değerlerine bağlı, ülkesinin kötü yönetildiğini düşünen, bu kötü yönetime karşı ana muhalefet partisini destekleyen muhalif kesimlerin ana muhalefet partisine sahip çıktığını, Milli Egemenlik Parkında, hemde Güven Parkta gördük… Devamında Anıtkabir yürüyüşündede desteği gördük… Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur Yavan’ın net destek konuşmaları yaptığına tanık olduk, Diğer belediye başkanlarını, milletvekillerini, il, ilçe başkanlarını alanda, salonda seçilmiş genel başkana sahip çıkıldığına da tanık olduk… Kısacası vatandaşlar, partililer, diger siyasal gruplar demokrasiye, seçilmiş genel başkana sahip cıkıyor… Mahkeme kararıyla koltuga oturanlara ise önerimiz şudur, bu sorunda onurlu bir çıkış isteniyorsa, bir an önce kurultaya gidilerek demokrasinin tecelli etmensinin sağlanması gerekir.. Demokratik hukuk kurallarının, demokrasinin tecelli etmesinin ülkemizin menfaatine, toplumsal birligimizin, barışımızın tesisine neden olacağını düşünüyor.. . Bunun sağlanması tekrar, ekonomik bugranın, işsiz gencin, açlık sınırının altında yaşayan asgari ücretli, emekli, geleceğinden umutsuz gençlerin sorunlarının çözümü üzerine gündeme dönmeliyiz… Demokrasi, Cumhuriyet, anayasaya uygun siyaset, öneri ve dilegimle, Selam ve Sevgilerimle…
Hüseyin Benek – 31.5.2026 – vatandasfikri.com
|