GELİR DAGILIMI, EKONOMİK EŞİTSİZLİKLER ve TÜRKİYE!!
Ülkelerin, toplumların üretimlerinden gelen bir geliri vardır, bu gelirin paylaşımı vardır, bunun ölçümleri vardır, bunlara baktığımızda ülkemizde en üst gelir grubuyla, en alt gelir grubunun arasında uçurumlar olduğunu görüyoruz.. Bunu ölçen ölçüye gini kat sayısı diyorlar ve bizim toplum olarak gini katsayımız eşitliklerin neredeyse zirve yaptığını gösteriyor… Bunu size hükümetin faaliyet raporu gibi haber sunan kanalları, hükümetin halkla ilişkilerinden sorumlu gazeteciler söylemez.. Onlar hükümetin iyi icraatlarını abartarak, kötü, eksik yanlarını kapatarak haber yaparlar… Bizde bu kanalları izler, başka kaynaklardan bu bilgileri araştırmazsak, kendi yaşantımızı dünyanın en iyi yaşantısı sayabiliriz… Dönelim Gelir eşitsizliğine/ekonomik eşitsizliklere.. Önce eşitsizliklere bakalım sonra toplumsal hayata yansımalarına…
Dünya Bankası verilerine göre, Güney Afrika %63,0’lık Gini Endeksi ile en yüksek gelir eşitsizlik seviyesi sergilerken, Norveç %22,7’lik Gini Endeksi ile en adil ekonomik paylaşım seviyesi sergiliyor. Gini katsayısında Türkiye, 44.4 puan ile 144. sırada yer alıyor, en üstekindeki gelir dagılımı iyi olan ülke 22 puan daha uzağız,.. En kötüye 19 uzagız ortalama görünsekte durum hiç iyi degil.. Avrupanın en kötü gelir dagılımına sahip toplumu ne yazık ki biziz…
Önce 5 yıl önceki ölçüm 2019 yılına ait, Türkiye’de Gini katsayısı 0,395 olarak açıklanmış.
Sonra 2024 ‘e geliyoruz Dünya Bankası verilerine ve Doğru Veri sosyal medya hesabının paylaşımına göre, Listenin başında gelir eşitsizliğinin en düşük olduğu, en adil ekonomik paylaşımın olduğu ülkeler Slovakya (24.1), Slovenya (24.3) ve Belerus (24.4) bulunurken, Türkiye bu sıralamada oldukça geride kalmış durumda, ülkelerin gelir dağılımındaki eşitsizliklerini ölçen Gini katsayısında Türkiye, 44.4 puan ile 144. sırada yer almıştır. Görülen o ki 2019 ile kıyaslandığında 5 yılda durum daha da kötüleşmiştir.
Gelir dagılımı, ekonomik eşitsizliklere biraz daha yakından bakacak olursak şunları görüyoruz…
1* En yüksek gelirli nüfusu oluşturan yaklaşık 17,1 milyonluk nüfus dilimi toplam 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin yüzde 48’ini yani 651,9 milyar dolarını alıyor. Neredeyse gelirin yarısını bu 17 milyon kişi alıyor…
2*İkinci en düşük gelirli nüfusu oluşturan yaklaşık 17,1 milyon kişi 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin yüzde 6,4’ünü yani 86,9 milyar dolarlık kısmını alıyor. Birinci grupla ikinci grup arasında ki gelir farkı 562 milyar dolar…. Bu fark böyle devam ediyor yazıyı rakamlara boğmak istemiyorum, sadece aradaki eşitsizligi görelim amacındayım…
En yüksek gelirli grupta kişi başına gelir 38.049 dolar iken en düşük gelirli grupta kişi başına gelir 5.073 dolar düzeyinde bulunuyor .. Aradaki fark 7.5 kat…
2024 yılında asgari ücret net 17.002 liraydı. Bunun dolar karşılığı 475 dolar eder. Bunu yıllığa çevirirsek 5.700 dolar eder. Buna göre en düşük gelirli 17,1 milyon kişi 2024 yılında asgari ücretin altında ortalama gelir elde edebilmiş.
Haziran 2024 itibarıyla TÜRK-İş’in hesapladığı açlık sınırı 18.979 lira. Yıllığı 227.748 lira ve 6.943 dolar ediyor. Buna göre en düşük gelirli yüzde 20 nüfus, bir başka deyişle 17,1 milyon insan açlık sınırının altında ortalama gelire sahip olabilmiş. Bunların alt hesaplarına bakacak olursak bir evde bir asgari ücretli varsa ve 2-3 kişi paylaşıyorsa durum daha da vahimdir, denilebilir…
Gini kat sayısı orta noktası gibi görünse de esasında gelirin adil dağılmadığını, 2024 yılı itibariyle dünyada sadece 14 ülkenin Gini değeri 50 veya üzeridir. Bizimki de 50’ye yakındır (44,8). Örneğin, 20-30 arası eşitliğe yakın değer, gelir dağılımının adaletli olduğuna işarettir. Dünya Bankası ölçüsüyle; endeksin 40’ın üzerine çıkması ise yüksek eşitsizliğin ifadesidir. Bizde 44-45 ise durum hiçte iç acıcı değildir… Kim düzeltecektir, yönetenler ve patronlar kendi istekleriyle bu ayrıcalıklarından vazgeçerler diye düşünüyorsak, yanılıyoruz demektir… Nasıl gelir dağılımını nasıl düzeltebiliriz derseniz?
Msleki örgütler, Emekli Örgütleri, Sendikalar, Sosyal demokrat ve sol partiler ortak bir örgütlenme dili geliştirecekler… Vicdanlı aktivistler, vicdanlı milliyetçiler, vicdanlı muhafazakarlar da bunlara katılacak, hükümete ve patronlara baskı yapılacak kii.. Bu durum düzeltilebilsin.. Düzeltilmediğinde ne olacaktır, yada olmuştur?
Ekonomik eşitsizliğin sosyal hayata olumsuz yansımaları, şunlardır diyebiliriz…
* Toplumsal kutuplaşma artar: Zengin–yoksul ayrımı derinleşir, biz–onlar algısı güçlenir, toplumsal aidiyet zayıflar…
* Eğitimde fırsat eşitsizliği oluşur: Yoksul kesimler kaliteli eğitime erişemez, yoksulluk nesiller boyu süregelir, süregider… Sanki bir kast sistemi oluşur…
* Sağlık sorunları büyür: Geliri düşük olanlar sağlık hizmetlerine geç veya yetersiz ulaşır, bu ruhsal saglıkda dahil toplumsal saglığı bozar…
* Suç ve şiddet artışı görülebilir: Umutsuzluk, işsizlik ve dışlanma suç oranlarını tetikleyebilir.
* Vatandaşlar arasında Toplumsal güven azalır: İnsanlar devlete, kurumlara ve birbirlerine olan güvenini kaybeder. Güven kaybılursa aidiyet de kaybolur, kişiler kendilerini toplumun ferdi sayamazlar…
* Demokrasi zayıflar: Ekonomik güç siyasal güce dönüşür, zenginler adeta temsil gücü satın alırlar, temsil de adalet bozulur, ister temsil de adalet, ister ekonomik veya hukuki adalet toplumsal bagın temelidir…
* Göç ve beyin göçü hızlanır: Gençler ve nitelikli insanlar daha ekonomik//hukuki//sosyal olarak adil olan ülke arayışına başlar.. Sanki oluyor gibi, iç çatışma olan ülkelerden bizim ülkemize, bizim ülkemizden de başka ekonomik, hukuki olarak daha iyi ülkelere doğru nitelikli beyin göçü vardır…
* Günlük yaşam kalitesi düşer: Barınma, beslenme, kültür ve sosyal yaşama katılım azalır... Toplumsal hayata katılım azaldıkça aidiyet duygusuda azalacaktır… Millete, devlete aidiyet içinde olunmaması demektir, toplumsal sorunların anası, daha büyük bir sorun demektir…
Ekonomik eşitsizlikler toplumun diger bütün ortak paydalarını hukuk, adalet, huzur, güven, saglık ve toplumsal barışı doğrudan bozar… Düzeltilmesi için gerekli girişimlerin yapılması dilegiyle…. Selam ve Sevgilerimle..
Hüseyin Benek – 17.1.2026 – vatandasfikri.com
Kaynaklar
4* https://retailturkiye.com/ercument-tuncalp/gini-katsayisi-ve-gelir-esitsizligi/
|