AT, GÖZLÜĞÜYLE BAKMAK! Yankı Odasında Kalmak!
Manipülasyona Kendi Kendimizi Acık Hale Getirmek! Ümmetin Anlaşması!!
Aynı kişilerden, aynı mekanlarda, aynı gruplarda aynı şeyleri söyleyenleri dinlemek aslında kafa karışıklığını önler, iyi gibi olsada, keskin olunur, fakat bu şeylerin doğruluğunu ve yanlışlığını ölçemeyiz, yankı odasında kalırız.. Faklı bakış acılarını da içeren kişi grup, özellikle muhalefeti dinlemek lazımdır, yoksa ancak zarar görerek büyük bir maliyetle grubumuzun düşüncesinin yanlış olduğunu anlarız … Şimdi bazı örnekler verecegim..
Bir koltuk gördümü, o koltuğun olduğu makamın geregi sorumlulukları görmeyen insancıklar, boş koltuga otururlar, bunu kim neden boşaltı, beni buraya kim neden oturtuyor, ben burada ne yapacağım, yaptıklarımdan kim yarar saglayacak, kim zarar görecek diye bir malaza yapmazsa, koltuk onun başına bela olur, o koltuga otumaz, koltuk onun başına oturur… Türkiye de sık sık bu tür olaylar ile karşılaşırız, son olarak bir partinin genel başkan koltuğunun butlan ile degiştirilmesi buna örnek gösterilebilir… Sonra..
Biraz başımızı üretilen gündem kaldıralım, emeklinin 23 lirayla nasıl geçindiğine bakalım, nasıl geçiniyorlar, bir akrabamız varsa bir zahmet soralım… Dört kişilik bir ailenin açlık sınırında, beslenmek için sadece gıda gideri 37.388 TL ise.. Bunun altında ki herkes açlık sınırının altında yaşıyor denilebilir.. Kira, tatil, okul, ulaşım, sosyal hayat, evdeki faturalar da eklenerek yoksulluk sınırı bulunuyor, bu yaşam maliyeti ise 121.786 TL bu rakamın altında geliri olan ben dahil herkes yoksuluz… Bizim yöneticilerimiz kendilerini topluma başarılıyız diye sunma derdiyle bunu görmüyorlarmı? Yöneticilerin gözüne 2 numara gözlük öneriyoruz… Asıl sorun içimizde birbirimizi manipüle etmek degil, toplumumuzu yurt dışında temsil ederken yaşanılanlar..
Bir Ülkeye , ülkemizin başkanı gidiyor, orada çeşitli anlaşmalar yapıyor, tarım ürünlerinde, otomobilde gümrük indirimleri sözleşmesi imzalıyor.. Burada ülkemiz ne kadar zarar ediyor, otomobil ve tarım üreticileri ne kadar zor durumda kalıyor diye düşünmek yerine, başkanımız ne kadar itibar gördü, şöyle karşılandı, böyle agırlandıyı haberlerde dinliyoruz, gururumuz okşanıyor, zararı görmüyoruz… Hatta alkışlıyoruz.. Son olarak üç Müslüman ülke bir anlaşma yaptı, yine büyük bir başarı gibi sunuldu.. Biz biraz at gözlüğümüzü çıkararak bakalım mı bu sözleşmeye..
Üç ülke bir anlaşma yaptı, bu anlaşma geregi herhangi birine saldırı olursa, üç ülkeyede saldırı yapılmış olacak ve ortak tepki gösterecekler… Bu ülkeler Pakistan S. Arabistan Türkiye, bizim zaten Nato üyesi oluşumuzdan dolayı bir savunma kalkanımız var, buna ihtiyaç varmıydı ? Şimdi sözleşme imzaladığımız ülkelerin sorun yaşadıkları ülkelere bakalım mı? Pakistan Hindistan ile sorun yaşıyor, Arabistan İran ile biz kimle sorun yaşıyoruz, hiç kimseyle desek yeridir… Bu sözleşme yaptıımız ülkeler hangi ülkeler ile işbiligi içindeler ABD ve İsrail, ABD ve İsrail kime karşı, İran, Rusya, Çin’e .. Biz bu sözleşmeyle bu cepheye karşı bir çephe açmış olmuyormuyuz? Sonra Pakistan’a, Hindistan saldırırsa sözleşmenin geregi onuda düşman ilan etmemiz gerecek mi? İran zaman zaman S.Arabistana saldırıyor, biz bu saldırılara karşı İran’a ne yapağız, sözleşme geregi… Anlaşmaya göre ittifakın herhangi bir üyesine yapılacak saldırı, diğer iki ülkeye de yapılmış sayılacak ve biz hiçbir savaş riskimiz yokken savaşın tarafımı olacagız? Bazı at gözlüğü kullananlar ise bu anlaşmanın İsrail’e karşı yapıldığını topluma pazarlamaya çalışıyorlar, çok gülünç… Yine bizim dini duygularımız okşanıyor, ümmetin savunma pakı deniliyor, bizde bunu yine alkışlıyoruz, şimdi İsrail Suriye’ye saldırıyor ümmetten ses yok, İsrail İran’a saldırıyor Ümmetten ses yok, yarın birgün bizim kardeş ülkemiz Azerbaycan da İran’a saldırırsa ki onu Rusya firenler.. O zaman burada yapılan anlaşmaların kime karşı, kimi savunmak için yapıldğını bagımsız akıl ile düşündüğümüzde anlamalıyız der…. Din, Akletmezmisiniz der, akıl sen hayatı bilgi ile donatılmış akıl ile sorgula, iyi, doğru neyse onu yap derken, biz yıllardır, zamandan, mekandan, araçtan koparılmış bilgilere dayalı taklit yoluyla aktarılan bilgiler ile düşünür, inanır, felsefe de bile eski filozofları tekrarlar taklide düşeriz… Sonrada daha iyi olan neden hayatımızda olmuyor, yok deriz, olsun istiyormuyuz, o zaman at gözlüğünü çıkaracak, olaylara, yaşanılanlara daha geniş acıyla, bilgi ve sorgulayan akıl ile bakacağız, bakmak dilegiyle, selam ve sevgilerimle..
Fikri !?!Adil vatandasfikri.com – 6.9.2026
Kaynaklar
anlama-geliyor-turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-ittifakinda-ayrintilar-ortaya-cikti-1736370/2
|