AYARSIZ TOPLUM!! Ayarsız Toplum Nasıl Olunur?
Ayar neye bağlıdır, ölçüye, bu ölçü ağırlıksa kg, uzunluksa metre, ısıysa derece, ya insan toplumuysa ölçümüz nedir, ne olmalıdır? Altınsa ayara bağlıysa, biz insan toplumlarının ayarı nedir?
Cana saygıdır, Ahlaktır, adalettir, sevgidir, merhamettir, hoşgörüdür, iradeye, onura saygıdır, bütün bunlar daha iyi yaşamak için vardır… Daha iyi yaşıyormuyuz? Daha iyi yaşamanın ölçüsü nedir derseniz ben derim mutluluk, siz dersiniz refah, öbürü der güvenlik, beriki der adalet, şu arkadaş ahlak der, o ise özgürlük der… Berikide sevgilinin yanında, dizinde olmak der… O zaman biz hepsi diyerek, bunların denge nokrasını bulmak diyebiliriz.. Bir araştırmada şu sonuç alınmış!
İpsos'un raporuna göre, ülkeler ortalamasında, 29 ülkede yaşayan bireylerin %74’ü ortalama olarak mutlu olduğunu belirtirken (çok mutlu + mutlu), %26’sı mutsuz olduğunu ifade etmiş.. Bizde bu oran %61 civarında, ben insanların mutluluk rolü yaptıklarına çok tanık oldum.. Hatta mutsuzluğu normal kabul edenleri de gördüm, nasıl ki şiddeti normal kabul edenler var ise.. Buna ne yazık ki dini bir gerekce uydurulmuş, siz mutsuzluğunuzla, zulmünüzle sınanıyorsunuz diye, bazılarıda kader demez mi? İyi de 29 ülke için geçerli olan kader bizim için neden geçersiz? Konumuz olaya bir acıdan degil çok acıdan bakmak, din bizi iyi yaşasın diye vahiy edilmişken neden kötü yaşıyoruz, yada dini aşırı yorumlarla kötü yaşanır hale sokuyorlar? Bu soruya cevap araya durun.. Her şeyin bir ölçüsü varken, bizim kişi ve toplum olarak ölçümüz nedir? Bizde bunu aramaya çalışalım?!?
*Kişisel alanımız ile toplumsal alanı karıştırmamak desem ne dersiniz? Evine çöp atabilirsin, tarlana istediğin ürünü ekebilirsin, ama cami de, tiyatroda, otobüste, trafik de nasıl davranacağını toplumun ölçüsü belirler ve öyle davranırsak ayarlı, davranmazsak ayarsız kişi oluruz.. Daha da kötüsü ayarsız davrananların sayısı daha çok olursa, onlar toplumun ayarıda bozarlar.. Şimdi size ayar bozuculuk örneklerini sunacağım..
*Bir ilçede, ilde, bölgede su sorunu, su barajı ve kanalı sorunu varken orada hükümet konagı yapan bir hükümet varsa, o toplumun ayarı bozulacak demektir…
* Bir mahallede okul yokken güvenlik birimi varsa orada güvenlik zor saglanır, egitimin, kültürün güvenlige katkısı bilinir, bilenler yönetmezse toplumu, ayarsız toplum olunur…
* Bir iş yerinde 28.000 TL maaş alıp 15.000 TL kira veren 4 kişilik bir aile varken, bir patron 20 milyonluk arabaya biniyorsa, ayarsız patron demektir, bu patron toplumun ayarını bozacaktır…
* Bir Şehirde tuvalet sorunu çözülmemişse, o şehrin sakinleri ekmege 10 TL, tuvalete 20 TL veriyorlarsa, orada ayar kaçmış demektir…
* İktidardakilere ayrı, muhalefettekilere, belediyeler üzerinden ayrı hukuk uygulanıyor izlenimi varsa, Tunceli de olduğu gibi kamu görevlileri güçsüzün (Gülistan Doku (21)) yanında degil, kamu gücüyle güç kuşanmışın yanındaysa, toplumun ayarını bozarlar demektir…
* Ticari hayata bakalım mı, 1 liraya mahal edilen bir şey 50 liraya satılıyorsa, tarlada 4 lira, Pazar da 40 liraysa, üretenler degil aracılar piyasada hakimiyet kurmuşsa, devlet denetimi yoksa, bu ticaret piyasasında ayar var diyebilirmiyiz? Devam edelim mi? Yada sizde bu toplumda yaşıyosunuz kendiniz de ayarsızlık bulun bunlarla toplumsal olarak mücadele edelim ne dersiniz? Ben bir örnek daha verecegim, yazıyı bitirecegim…
* Kamu yöneticisi arkadaş evine bardak alacak, araştırıyor, araştırıyor piyasadaki en ucuz, en kalitelisini buluyor ve alıyor.. Aynı kişi satın alma sorumlusu olsun bir kamu kuruluşunda, evine 50 liraya aldığı bardağı kurumuna 100 liraya alıyor, kalitesine de bakmıyorsa, ayarı bozuk kamu çalışanı demektir, ayarımızı bozacaktır… Bunları bizde biliyoruz, yaşadıklarımız, yaşatılanlar sen çözüm olarak ne öneriyorsun diyorsanız?!?!
Önce egitim, egitimin iki ayagı biri bilimsel, digeri felsefi, kültürel bunun içinde dinde var.. Sonra denetim, seçtiğimiz kişileri kim denetliyor, hukuki, yargı denetimi yoksa, dengesizlik var ayarsızlık var demektir… Sonra muhalefet denetimi, sonra medya denetimi, sonra meslek kuruluşları ve sendikalar denetimi… Sonra iç denetim, öz denetim, sonra ceza ve ödül ile denetim… Sonra yanlışlara tepki gösteren vatandaş denetimiyle, ahlaklı ve liyakatli insanlara görev verilmesiyle bu sorunlar aşılabilir… Aşarak degerleri üzerine ayarı olan bir toplum olmak dilegiyle, Selam ve Sevgilerimle…
Fikri!?Adil -- vatandasfikri.com – 18.4.2026
Kaynaklar
|