MAPİLASYON (Hileli Bilgiyle Gütme) İLE SİYASAL, TİCARİ ALGIYA MARUZ KALMAYA DİRENME YOL ve YÖNTEMLERİ…
Manipülasyon, (Hileli, Eksik, Çarpıtılmış Bilgi İle Yönlendirme) dezenformasyon,(çarpıtılmış Bilgi) Biz buna zihinsel hadım edilme de diyebiliriz… Son 50 yılı değerlendirecek kadar yaş aldım, dünyanın başka ülkelerinin neler yaptığını, nasıl bir teknolojik gelişme sagladıklarını, nasıl bir sosyal yaşam inşa ettiklerini görecek kadar iletişime açığım… Farklı Kaynaklara Acık Olma Algıyı Kırmanın En önemeli Yollarındandır.. Bize bir ticari reklam, siyasal propaganda, slogan geldiğinde ne yaparak bunlara karşı koyarız, bu ürüne ihtiyacımız varmı, olmadığında hayatımızda ne degişir, bir siyasal propaganda bize ulaştığında bunun alternatifleri nedir, kimdir, bunlar ticarimi, siyasimi, iktidardanmı, muhalefettenmi geliyor, bilerek alış veriş, bilerek siyasal tercih yapmamız gerekmez mi?!? Şimdi ihtiyacımız olmayan bir ürünü almaya neden olan reklam ile.. Yanlış seçim yapmamıza neden olan propagandaya karşı ne yapabiliriz üzerine birlikte düşünmeye davet ediyorum.. Buyurun..
Algı yaratmaya dönük iletişime karşı önlem almak tepkisel, reaksiyonel değil, stratejik, planlı bir yaklaşım gerektirir… Neden? Bunu bireysel, kurumsal/siyasal ve iletişim dili düzeyinde net başlıklarla, düşünsel, davranışsal degişime neden olacak bilgilerle ele almalıyız ki, yanlış siyasal tercih yapmayalım, ihtiyacımızın olmadığı mal ve ürün almayalım… Mal ve ürün bizi kişisel olarak etkilerken yanlış siyasal tercihler, toplumsal, hatta evrensel düzeyde bizi olumsuz etkiler…
*Algı Operasyonlarının Temel Mantığını Öncelikle Bilmemiz gerekiyor, bizim üzerimizde ne amaçları var!? Önlem almanın ilk şartı, karşı tarafın ne yaptığını, ne yapmak istediğini doğru okumak, anlamaktır.
*Bizde Algı Yaratmaya Yönelik iletişim de: Algı yaratmak için tekrarın olması gerekir, aynı iddianın farklı ağızlardan, kaynaklardan sürekli farklı dozlarda söylenmesiyle, bizim bilinçli olmamamız halinde bizde bir algı yaratılabilir.. *Çerçeveleme yöntemiyle, olayı bağlamından koparıp yeni bir anlam yükleme, konuyu başka konularla karıştırarak belirsizlik üreterek, bir algı yaratılabilir…* İddialar var, kamuoyunda konuşuluyor, şu da demiş, zamandan mekandan koparılarak, bak tarihi olaylarda var gibi, duygulara oynayarak korku, öfke, güvensizlik, yaratılarak söylenene itibar etme ve başka söylenenlere itibar etmeme noktasıyla algı yaratılabilir.. *Bunlar düşüldüğünde, zihinsel hadım olmuşuz, algının kurbanı olmuşuz demektir… *Kanıt yok, yerine ima/zan var, bizim hoşumuza giden dini ve milli söylemler var… *Bu dini ve milli içerikli söylemler sloganlara, reklamlara yüklenmiş biz bunu kabul ettiğimiz de bizi kullanma üzerine algı ağı kurulmuş olur.. **Bununla yetinmezler, bu ağa düştük mü, korku, öfke, fanatizm aracılığıylada onların kontrolünde kalırız…
*Tepki Değil, Önleyici İletişim gerekir, algıya karşı en büyük hata, her iddiaya cevap verme refleksiyle hareket edilmesidir… Savunma yapan, onların her sözüne algısına cevap veren algıyı kabul etmiş olur, bunu bilerek hareket etmeliyiz… *Onların söylem ve eylemler ile oluşturduğu gündemin tuzagına düşme, kendi gündemini belirle, kendi ürettiğin bilgi ve düşünce ile hikâyeni anlat, sürekli savunmada kalan değil, çerçeveyi kuran, gündemini oluşturan taraf ol ki algılara kurban olma, taraftarlarını algıya kurban etme…
*Netlik, Belge, Süreklilik Üçlüsü Algıya Karşı Durmamızı Saglarken, Algı belirsizlikten beslenir, netlik kısa, anlaşılır, yoruma kapalı cümleler yasal meşruiyetten ve teknik bilgiden kopmadan… Hani belgesi demek yerine, belgeyi biz göstermeliyiz, rakam, tarih, resmi kayıt, somut veri ve bunların süreklilikle.. Bir kez açıklama yetmez, aynı hakikati farklı zamanlarda, farklı mecralarda, farklı agızlardan tekrar ederek algıları kırabiliriz…
*Dil Tuzaklarından Kaçınmak Gerekir… Algı iletişimi çoğu zaman sizi dile düşürmeye çalışır, kaçınılması gerekenler, asla, kesinlikle, tamamen, gibi mutlak ifadeler kişiselleştirerek.. Hatta hakaret, öfke, zan ile suçlama yerine, karşı tarafın kavramlarını aynen kullanmak, yerine… Sakin, ölçülü, hukuka ve akla yaslanan bir dil ile İddia edilen, veya kanıtlanmış olan, resmi kayıtlar ile algıya yönelik söylemleri çerçeveleyerek… Bu algılara maruz kalmışlar yerine, kararsız/tarafsız, algı bağına düşmemiş kişilere ulaşarak, algılarla mücadele edebiliriz…
* Sessiz Çoğunluğu Hedefleyerek… Algı operasyonları yüksek sesli organize azınlıklar üzerinden kurulur ve toplumu bu algılara maruz bırakırlar… O halde kararsızları, sessiz çoğunluğu, ,bilgiye ulaşmak isteyen makul insanları hedefleyerek algılara karşı koyabiliriz… Kararsız, sessiz çoğunluğa dönük, Net, Tutarlı, Çelişkisiz, Ahlaki, Psikolojik üstünlüğü olan bir dil kurarak algıları boşa düşürebiliriz… Son Olarak, Birazda Tekrara Düşerek, Algıya Karşı Nasıl Durabilirizi, Özetlemek Gerekirse…
*Hukuki, Yasal, Hak, Adalet Kavramlarını Algıya Karşı İletişime Dahil Etmek En Güçlü Panzehirlerin En Önemlileridir… Örnegin, Yetki, Usul, Delil Masumiyet Karinesi Yargı Süreci Üst Bir Hukuk Diliyle, Tehdit ve Tahrik Diliyle Değil Bilgilendirici ve Öğretici Bir Üslupla İle Anlatımla Mücadele Algıya Karşı En Önemli Mücadelelerden Biridir Diyebiliriz…
* Algılarla Mücadeleye Karşı Başka Güçlü Savunma: Tutarlılık Algıya karşı Durabilmenin Yolu iken, Algı Çelişkiyi Sever… Söylediğinizle yaptığınız uyumlu olsun, bugün söylediğiniz yarın değişmesin, kişilere göre değil, ilkelere göre, bilgi edinelim, düşünelim, konuşalım… Tutarlı olalım, öncelikle algıya kapalı oluruz, uzun vadede oluşan, algıyı da etkisizleştirebiliriz… Algıya karşı mücadele; Bağırarak değil, Polemikle değil, Fanatizmle, Nefretle, Kinle, Korkuyla hiç değil… Hakikat + süreklilik + sakin güç ve bilgiyle, düşünceyle davranışlarla kazanılır… Daha Doğru Bilgiyle, Daha Doğru Düşünceyle, Daha Doğru Karar ve Davranışlarla.. Seçimlerimizi, Tüketim Tercihlerimizi Algılardan Uzak Yapmak Dileğiyle.. Selam ve Sevgilerimle..
!Fikri?Adil -- vatandasfikri.com – 20.1.2026
|