EGEMENLİK KİMDE OLMALI?
TBMM Dâhil Her Yerel Meclis de, “Egemenlik Kayırsız Şartsız Milletindir” M. Kemal Atatürk’ün Sözü Vardır, Neden Bu Söz her Meclis Vadır?
Bunu nasıl anlamalıyız, örneğin kişisel egemenlik nedir, irade özgürlüğüdür, irade özgürlüğü nedir, her şeyi yapmak değil, bilgi ve akıl aracılığıyla iyi/doğru/faydalı/güzel bildiklerini yapmak, kötü/yanlış/ zararlı/çirkin bildiklerini yapmamaktır… Kısacası iyi olanı seçmektir… Aklın gereği budur, bu gerek yoksa zaten iradede, kişisel egemenlik de yoktur, ilkellik, iç güdü, cahillik vardır.. Bu kişisel alandır, egemenliktir, birde toplumsal alan vardır, burada devlet sistemi vardır, burada yasalar vardır, bu yasaları yapanlar vardır, bunları toplum adına uygulayan kamu görevlileri vardır.. Bu alan biraz daha karmaşıktır, anlamak için basit düşünelim ne dersiniz?
Bir devlet vardır, bu devletin siyasal sistemi bir kişi veya gruba egemenlik verir, bu egemenler, devleti yönetir ve devletin nasıl yönetilecegine, kimin yönetecegine karar verirler…
Birkaç siyasal rejim vardır, bunlar monarşi, kral bizdeki padişahlık gibi,bunlar Tanrı adına yönettiklerini söylerler, hatta bazıları bu kendi kurallarını Allah/Tanrının kuralları derler.. Şuan Arabistanda olduğu gibi… Sonra Cumhuriyet ve demokratik sistemler vardır, bu siyasal sistemlerde halk yönetecek olanları seçer, bu seçenler halk adına TBMM de olduğu yasa yaparlar, Sonra Hükümette olduğu gibi vatandaş adına, vatandaş seçtikçe devleti yasalara göre yönetirler.. Demokratik siyasal sistemlerin bana göre en önemli özelligi yöneticilere muhalefet edilebilmesi ve seçimle yönetenlerin değiştirilebilmesidir.. Bunun adına millet iradesi denir, burada oy ve seçimler aracılığıyla egemenlik millette/vatandaşdadır. Bu tür siyasal rejimlere örnek, Almanya, İsviçre, İsveç, Finlandiya, kısmen de Türkiye gösterilebilir…. Şimdi biz egemenliğin kimde olmasını istiyoruz?
ABD elçisi Barrack'ın bize siyaset bilimi gelişmesinin dışına çıkarak, orta cağ siyasal yönetimi ile egemenliği krallara bırakmayı önermesi ise başka bir absürtlük.. Ben ona bu güzel düşüncelerini git kendi ülkene öner, ilk orada bunu uygula diyorum… Önerisi ise şu " İşleyen tek şey, ya güçlü liderlik rejimleridir: ya da iyicil monarşiler, ya da monarşik cumhuriyet tarzı rejimlerdir diyor. Bunun dışındaki her şey, bu Arap Baharı, sadece solup buharlaştı ve yok oldu. Demokrasi kisvesini giymiş ülkeler, ya da insan hakları için peşine düştüğümüz ülkeler, başarısız oldular.” Siz hani demokrasi, özgürlükler, insan hakları savunusu bir milletiniz, ne olduda, hangi ara buraya geldiniz?? Bu öneriyi ister saygısızlık, ister haddi aşan bir emperyal ülke elçisi gibi degerlendirin.. Biz, bizim egemenlik anlayışımız ile devam edelim mi?
Başa dönelim, nasıl kişisel egemenliğin sorumlusu kişi ise, faydasını, zararını kişiler görüyorsa, toplum söz konusu olanca, iyi olanıda kötü olanı da topluca yaşadığımıza göre… Toplumsal egemenligin sorumlusuda millettir/vatandaştır, seçim ile temsilen egemenligini kendini temsilen vekillerine verir.. İyi seçim yaparsa iyi yaşar, kötü seçim yaparsa kötü yaşar, seçme işi aslında o kadar önemlidir ki, sizi temsilen, yönetme vekaletini birilerine vermiş olacaksınız ve o parti veya lider sizin adınıza sizinde içinizde olduğunuz devleti, toplumsal düzeni anayasa göre yönetecektir… İyi yönetildikçe iyi, kötü yönetildikçe kötü yaşarız… Kendi durumumuza bakalım, başka devletlerle devletimizin durumuna, hem ekonomik, hem siyasal bakalım ve devletimizin nasıl olduğuna, kendinizin ve toplumunuzun nasıl yaşadığına bakarak toplumsal egemenliği kime vereceğimize karar verelim, önerilerimle.. Selam ve Sevgilerimle..
Fikri Adil -- vatandasfikri.com --22.4.2025
Kaynak: https://www.karar.com/dunya-haberleri/abd-buyukelcisi-barracktan-tartisilacak-sozler-demokrasi-basarisiz-oldu-2042928
|