BAKIR KÖYLÜK!! KÖY GİBİYİZ!!!
Eskiden bir deyim vardı, Bakırköylük diye neden bunu dediklerini sonra, sonra anladım Bakır Köy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi kastediliyormuş… Acaba Tımarhanedemiyiz? Soruyor insan, Neden Soruyoruz?
Toplum olarak tamda böyle kaotik bir durum yaşıyoruz, bu sonuca neden geldik derseniz? Çok neden var, ilk neden, bilgi, düşünce bagı koptu, buna dayalı olarak neden sonuç ilişkisini kaybettik de ondan olsa gerek…
Toplumları bir arada tutan degerler, yasalar, töreler, gelenekler, kimlikler vardır.. Yıllardır duyarım, doğduğum ve yaşadığım yer muhafazakar yerler.. Bu kanunlar kafir kanunları bize uymaz, bu devlet kafir devlet ben bunun kanunlarına uymam, uyuyormuş gibi takkiye yaparım,.. Bunu diyen dindarımsı diyenler, bunlar fitne cıkardıklarının bile farkında degiller, en dini rejim Afganistan git orada yaşa desek, kızını oraya gönder desek gönderirler mi? Bu ulaştıkları dini bilgileri nereden edindiler, rivayetlere dayalı dini bilgileri dinin kaynagı olan Kuran ile test etmeden neden inandılar?? İnanmakla kalmadılar ezber ve taklitçilik yoluyla gerçekte sandılar… Toplumumuz da böyle bir grup var mı var, oranı nedir bilmiyorum, zaman zaman denk geliyorum… Sonra Milliyetçiyiz diyen gruplara bakıyorum…
Milliyetçilik ne demektir, milletimizi, vatandaşımızı önce zenginleştirmek, barış ve huzur içinde yaşatmaktır.. . Bunu nereden çıkarıyorum derseniz, ilk Türk yazıtları, Orhun yazıtlarından, derim
Orhun Kitabeleri (Kül Tigin, Bilge Kağan, Tonyukuk), 8. yüzyılda Göktürkler döneminde dikilen, Türk tarihinin ve edebiyatının bilinen ilk yazılı metinlerindendir.
Türk milleti için devletin, törenin, yasanın önemini, devleti yöneten kağanların milleti nasıl refah seviyesini yükselterek doyurup giydirdiği, dış düşmanlarla savaşları, Türk töresi ve "beylik milleti" yönetirken düştüğü hatalara dair öğütler ve "bengü taşlar" (ebedi taşlar) olarak halka seslenişler yer alır…Sonra Ziya Gökalp bunları günümüze aktararak büyük bir görev yapmış, M.Kemal Atatürk de onu kendine düşünsel rehber edinmiş, Cumhuriyet kuruluş fikride buralardan çıkmış…
Bizde ise milliyetçiler organize teşkilat güçleriyle sokak tartışmalarında sık sık gündem olurlar, oysa onların amacı ülküye ulaşmak olmalı degil mi? Ülkü ise teknolojik, ekonomik, huzur, refah olarak, dünyanın en iyi toplumları arasına toplumumuzu sokmaktır… Ülkü nedir diye yapay zekaya sorun ardından bizim siyasal gruplara bakın, kim ülkücü diye…. Ayrıca milliyetçi partilerin bu kadar bölünmüşlüğü de başka bir sorun, benim anlatmak istediğim ise şu: Biz dinden yabancı dille okuduğumuz için, 1000 yıllık yorumlara takılıp kaldığımız için deger alamıyorsak… Milliyetçilerimiz demokrasi ve cumhuriyetten bir haber ise, hatta yukarda anlattığımız gibi dindarların bir bölümü cumhuriyeti yok sayıyorsa, nasıl ahlak ve adalet inşa edebiliriz ki? Edemezsek, savruluruz, savrulursak tımarhane gibi oluruz… Aaa sol grupları unuttuk, onlar ne diyor?
Onlar ise devleti, sermayenin bekçisi, adaletsizlikleri koruyan bir yapı olarak görüyorlar, bu nedenle bu devleti bir devrim ile yıkmak gerektiğini düşünüyorlar.. Yeni kuracakları devletin emekcileri, emeklileri koruyacagını varsayıyorlar.. Olabilirliği varmı, bugün için yok, o zaman mevcut muhalefet partisini destekleyerek, mevcut adaletsizlikler ile mücadele edebililer.. Bunlarında da sitsem ile sorunları var, dindarlar kafir düzen diyor, cumhuriyetin ana omursagı olacak milliyetçiler soksak da, mafyavari davranıyor ve bölünmüşler… Bir ana omurga sosyal demokratlar kalıyor, onlarıda yıllardır camaatciler ve sag siyasiler kafir olarak etiketlediler, bu nedenle toplum ile aralarına sanki sosyolojik bir duvar örülmüş, onlar bu duvarı aşmaya çalışarak siyaset yapıyorlar… Kısacası..
Ülkemiz, ekonomik olarak sorun yaşıyor, bina yapmayı, yol yapmayı, medyayı hükümet raporuna, halkla ilişkilere cevirmiş olmayı gelişme sanıyoruz… Ülkemiz sosyolojik kriz yaşanıyor, kimse kimseye ve kurumlara güvenmiyor, ülkemiz siyaseten sorun yaşıyor, buna delil olarak, ekonomik kriz, kararsız seçmenin en büyük siyasal grup olduğu gösterilebilir… Hükümet ise hükümet kalma mücadelesi ile iyi yönetme ayrımı kaybetmiş durumda.. İşte tamda bu noktada vatandaşa iş düşüyor, vatandaşları %60 seçim istiyor, istiyor ki seçimle düzeltebiliriz belki diyor… Bende çok iyimser olmama rağmen arar ara Bakırköy’demiyiz diye kendime sormadan edemiyorum.. Bu yazıyı yazarken haberlere K.Maraş da okul saldırı 9 can kaybı 6 agır yaralı diyor bir defa daha canım acıyor.. Allah yönetenlerede, siyaset edenlerede, vatandaşlarımıza da feraset versin ki… Biz akıl, mantık, düşünce olarak daha iyi nasıl yaşarız arayışlarımızla, yarışalım der.. Selam ve sevgilerimle..
Fikri Adil -- vatandasfikri.com -- 15.4.2026
|