DEMOKRASİ KRİZİ!!!
Demokrasi nasıl işler, nasıl işlerse kriz olmaz, diger siyasal sistemler ile kıyaslandığında nasıl bir sitemdir? Demokrasiyi kim işletir, kim demokrat takiyesi yapar? Merak etmezsek, sorular sormazsak, bu kadar kolay bilgiye ulaşabilirken bile, bize ulaştırılan eksik veya abartılı, yada duygulara oynayan bilgiler ile biz yanıltılabiliriz. Her neyse, Neden Demokrasi Krizinden Bahsediyoruz?
Demokrasiyi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, demokrasiye inanmış vatandaşlar işletir, nasıl işler?
Demokrasi öncelikle güçler ayrılığıyla yazılmış demokratik bir anayasaya dayanır, yani demokratik hukuk sistemine dayalı anayasa, demokrasinin temelidir? Yasama milletin seçtiği vekiller ile milleti temsilen yasa yapar, yasa yaparken bir ayagı anayasada, bir ayagı milletin taleplerindedir. Yargı, vatandaşlar adına adalet üretir, yargı bagımsızlığı çok önemlidir, yani yasama, yürütme yargıya baskı yapmamalıdır, yapamamalıdır ki demokrasi demokratik hukuk düzeni içinde devam edebilsin.. Sonra hükümet, bu başkanlık sistemi de olabilir, Başbakanlık sistemide yeter ki güçler ayrılığına uyulsun.. Size şu soruyu sorarak, ülkemizde sizce hükümetler yargıya müdahale ediyorlar mı? Demokrasiyi kim işletir sorusunun cevabını bulmaya devam edelim mi?
Demokrasilerde yönetimler seçimle degişir, toplumun cogunluğunun destegini alan parti ve lideri yönetime gelir.. Bunun için ister lideri, ister yasamada, yasa yapan milletvekillerini parti içi demokrasiyle parti üyesi delegelerin seçmeleri gerekir, burada ciddi sorunlar vardır… Bunlar parti içinde lidere karşı aday olabilmeden alınca, milletvekillerinin adaylıklarının adaya dönüşüm süreçlerinde partilerimiz demokrasiden çok uzaklar. Bu uzaklık demokrasinin işleyişinde ciddi sorunlar ve demokrasi krizi üretiyor… Uzun süredir içinden veya dışından ülkemiz siyasetini izlerim, partilerde lidere karşı, örtülü bir aday olabilme yasagı vardır. Refah partisinde lider degiştirme Cabaları ayrı bir parti kurma ile sonuçlandı, Ak Parti bu sonucun ürünüdür.. Sonra Saadet Partisi lider degiştirme cabası ise yine bölünmeyle sonuçlandı, Has Parti diye bir parti cıktı.. Sonra MHP de lider degiştirme cabaları parti içinde mümkün olmadığı anlaşılınca iyi parti ortaya cıktı.. En son olarak CHP, liderini seçimle degiştirebilen bir partimiz olarak demokrasi tarihimize geçecekti ki… Kurultay yapıldı, CHP delegeleri genel başkanını degiştirdi, sonra bir belediye başkanı ve iki-üç delege kurultay seçimlerine şaibe bulaştı diye mahkemeye baş vurdu.. YSK denetiminde yapılan ve anaysaya göre başkaca itiraz merci bulunmayan kurultay seçimlerine yargı müdahil oldu… Bu yargılama süreçleri kişileri degil partiyi bagladı ve kurultay seçimleri iptal edildi, delegelerin oylarıyla seçilen başkan görevden alındı seçilemeyen başkan atandı.. Böylece demokrasi tarihimizde genel başkanlarını seçimle degiştiremeyen partiler kervanına CHP de katıldı… Demokrasi krizine neden olan olaylara bakmaya devam edelim mi?
Ticaret, Sanayi, Borsa, Ziraat Odası, Sendikalar demokratik bir seçim ile başkanlarını degiştirebiliyorlar mı? Bunu da siz araştırın, ben size demokrat vatandaşların olaylara nasıl baktığını anlatmaya çalışarak yazıyı bitireyim….?
Demokrasinin iyi bir yönetim şekli olduğuna inanmış vatandaşlar ise olaylara şöyle bakıyor… Örnegin MHP’de kurultay var, aday olunabiliyor mu, olunamıyormu sadece MHP’ye gönül vermiş olanlar ilgileniyor, diger demokrat vatandaşlar ilgilenmiyor hatta izlemiyorlar bile…. Sonra ayrı şey İyi Parti, Ak Parti içinde geçerli, herkes kendine demokrat, o zaman demokrasinin bütün ayaklarında sorun varsa ki.. Bana göre var, buda demokratik kriz demektir, bu kriz liderlere, siyasilere, siteme güvensizlige neden olmaktadır.. Kısacası demokrasiyi işletmeyen herkes, iktidar, muhalefet, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar, demokratik devlet sisteminin krize girmesine neden oluyorlar… Devletin siyasal sitemi krize girerse, kim daha huzurlu, barış ve refah içinde yaşayabilir ki? BU soruya cevap bulmak dilegiyle, selam ve sevgilerimle..
Fikri!?!Adil vatandasfikri.com
|