BUTLAN DÜĞÜMÜ, NASIL ÇÖZÜLÜR?!?
Bu bir CHP meselesi Degildir, Hukuk , Adalet ve Demokrasi Meselesidir, Siyasal Sistem Meselesidir, Bu Meseleyi, Düğümü Çözme Görevi Bun Nedenle Hepimizindir!?!?
CHP'ye ilişkin "butlan" (kongre veya kurultay da delegelerin kullandığı oyların, iradelerinin yok hükmünde sayılması) kararını hem hukuk hem de demokrasi açısından ayrı ayrı değerlendirmek gerekir ve degerlendirdiğimizde şunları görürüz…
İlke Olarak Hukuk Açısından Deglerlendirelim, Çünkü Hukuk Aracılığıyla Adaleti Sağlarız
Hukuk devletinde siyasi partiler, Siyasal Partiler kanununa, tüzüklerine, seçim mevzuatına ve yargı denetimine tabidir. Eğer bir kurultay veya kongrede kanuna aykırı işlemler yapıldığı mahkeme kararıyla tespit edilirse, mahkemelerin bunu inceleme ve karar verme yetkisi vardır. Bu Mahkeme hangi mahkemedir, seçim işlerini kim denetler? Bu açıdan bakıldığında, hukuki denetimin varlığı demokratik sistemin bir parçasıdır, bu denetim en önemli ayağı İlçe, İl ve Yüksek Seçim Kuruludur… Bunun dışındaki mahkemeler seçimi denetlemez, seçim işinde suç unsuru var ise, suçluyu yargılar, partiyi ve seçimi yargılamamalıdır…
Ancak hukuk açısından önemli olan nokta, verilecek kararın: Somut delillere dayanması, itirafcılara degil, tarafsız ve bağımsız yargı tarafından verilmesi, Ölçülü olması kongreyi toptan iptal etmek yerine, sadece söz konusu delegelerin oylarını iptal etmesi, Parti üyelerinin iradesini gereksiz yere ortadan kaldırmaması gerekmez miydi? Çünkü milyonlarca seçmenin dolaylı olarak etkilendiği bir siyasi partide, en ağır yaptırımların çok güçlü hukuki gerekçelere dayanmış olması gerekirken… Hukuk ve yargı alanında sıkıntılar görünmektedir.
Demokrasi Açısından, Butlan Olayına Baktığımızda Şunları Görürüz!!
Demokratik açıdan bakıldığında ise siyasi partiler, halk iradesinin örgütlü temsil araçları, iktidara gelmek için kurulmuş örgütlerdir. Parti içinde ise Üye ve Delege aracılığıyla demokrasi işletilir.. Bir partinin delegelerinin yaptığı seçimlerin yargı kararıyla tamamen geçersiz sayılması, parti içi demokrasiyi ve seçilmiş organların yok sayılması, hatta seçilememişlerin mahkeme kararıyla atanması demokratik meşruiyeti zedeler, bunun delegelerin iradesi dışında yapılması doğrudan vatandaş, delege, üye temsiliyetini ve demokratik meşruiyetin yok sayılmasıdır..
Bu nedenle: Parti içi anlaşmazlıkların mümkün olduğunca parti mekanizmalarıyla çözülmesi, delegelerin ve üyelerin iradesine saygı gösterilmesi, Seçim Yargısı alanında görevli olan seçim yargısı seçim kurulları dışında Yargı müdahalesinin istisnai olması, demokratik hukuk ve kültür açısından önem taşımaktadır.
Sosyal Demokrat Perspektiften Bakacak Olursak!
Sosyal demokrat anlayışta hem hukukun üstünlüğü, hem ekonomik paylaşıma dayalı bir iktisadi düzen, hem de demokratik meşruiyet birlikte savunulur. Bu bakış açısıyla: hukuki denetim reddedilmez, ancak seçilmiş organların ve üye iradesinin korunması esastır, Parti içi sorunların demokratik yöntemlerle çözülmesi tercih edilir.. Bu çözüm şu olabilir mi? Üyelerle seçim, ilçe, il başkanları, milletvekilleri ile seçim, mevcut ve daha önceki kongre delegeleriyle seçim ile genel başkan en kısa sürede kurultay’a gidilerek belirlenebilir…
Sonuç Olarak …
Eğer bir butlan kararı güçlü ve tartışmasız hukuki gerekçelere dayanıyorsa, hukuk devleti ilkesi gereği uygulanması gerekir. Burada somut delil yok ayrıca söz konusu şaibeye bulaşan delege sayısı sonucu etkileyecek seviyede degilse, o zaman mahkeme kararı ölçülülük ilkesini aşmış olmaz mı?
Ancak demokratik açıdan bakıldığında, milyonlarca seçmenin temsil edildiği bir partide seçilmiş yönetimlerin yargı yoluyla değiştirilmesi son derece istisnai bir durum olması gerekirken, üye ve delege iradesini mümkün olduğunca koruyan çözümler tercih edilmesi gerekirken, yargının bunlara dikkat etmemesi, yargının siyasallaşması tartışmalarını da beraberinde getirmektedir…
Bu nedenlerle , hukuk mu demokrasi mi, her ikiside denildiği, hukukun üstünlüğü ile demokratik meşruiyetin birlikte korunması, yargının seçim alanına böyle girmemesi gerektiğini hatırlatarak…
Demokrasi, yargı sürecinin hızla netleşmesi, sonucun , mahkemelerin gerekçeli ve açık kararların acilen verilmesi…
Partiden seçilmiş veya atanmışlarcakurultay kararı esas alınarak sürecin makul sürede sonuçlanması, belirsizliğin acilen giderilmesi, sorunun uzamaması, sorunun ülke sorunlarının önüne geçtiği izleniminin verilmemesi, siyasete olan güveni kısmen inşa edecektir…
Parti içinde tarafların diyalog kanallarının açık tutmaması, parti bütünlüğünün kişisel veya grupsal hesapların önünde tutulması, olağanüstü veya erken kurultay seçeneğinin, delegelerin talebi ile acilen mahkeme kararıyla atanmış yönetim tarafından alınması gerekmektedir.. Demokratik meşruiyet tartışmaları devam ediyorsa, delegelerin yeniden söz söylemesi demokratik açıdan en güçlü çözümlerden biridir. Böylece karar mahkemeden çok parti tabanının ve delegelerin iradesiyle şekillenir. Demokratik olgunluk Kazanan tarafın çoğunluğun gücüne dayanarak dışlayıcı davranmaması, Kaybeden tarafın da demokratik sonucu kabul etmesi, Parti birliğinin korunması demokrasinin geregi degilmidir?
Son Söz::: Siyasi partilerde en sağlam meşruiyet kaynağı mahkemeler değil, üyelerin ve delegelerin özgür iradesidir. Suç varsa hukuk süreci elbette işletilmelidir; ancak siyasi ve demokratik açısından en güçlü çözüm, üyelerin ve delegelerin tartışmasız biçimde iradesini ortaya koyabileceği bir yöntemle (örneğin 2023 veya 2025 delegeleriyle yeni bir kurultay) sorunun aşılmasın da yardımcı olacaktır…
Bu yaklaşım hem hukuk devletini hem de demokratik temsil ilkesini birlikte korumaya yardımcı olur.
Bu nedenle birçok siyaset bilimci, böyle krizlerin en kalıcı çözümünün şeffaf, tartışmasız ve geniş katılımlı bir demokratik süreçle üyelerin veya delegelerin iradesine yeniden başvurmak olduğunu savunur. Böyle bir durumda hukuki tartışmalar tamamen bitmese bile siyasi meşruiyet tartışması önemli ölçüde oradan kalkar…
Ancak hangi yolun uygulanabileceği, somut hukuki süreçlerine ve parti içindeki tarafların karşılıklı tutumlarına bağlıdır. Bu konuda kesin bir sonuç öngörmek mümkün olmamakla birlikte, demokratik siyasal rejimimiz, yargı sistemimiz zarar gördüğü de aşikârdır. Hukuk sistemimizin, demokrasimizin daha çok zarar görmemesi için, butlan düğümünün acilen çözülmesi geregini bu konuya dahil olan herkese hatırlatır.. Çözülmesi adımlarının bir önce atılması dilegiyle, selam ve Sevgilerimle…
Fikri Adil vatandasfikri.com – 7.6.2026
Kaynak : https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/hukukun-suistimali-1608039
|