|
 |
 |
| Genç Yazarlarımız |
|
| Reklam |
İMAN ETMEDİKCE CENNETE GİREMEZSİNİZ, BİRBİRİNİZİ DE SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ!
H.z. Muhammed
Adrese Git |
|
|
|
| Sapıklığın Zirvesi |
EPİSTEİN, ADASI REZALETİ, NASIL OLUŞTU?
Sapıklığın Zirvesine Çıkanlar Kimler? Bunlar Nasıl Cezalandırılacaklar?
“Güç yozlaştırır, mutlak gücü mutlak biçimde yozlaştırır.” Tarihci ve düşünür Lord Acton
Bir reklamdan alıntı kontrolsüz güç değildir, durmak için freni yoksa, güç kendinede zarar verir, denetimsiz bırakılan ona yetkili, yönetici yozlaşır… Bu güçlüleri kim durduracak, bunlar onlara ceza kesmez mi sanıyorlar? Kamunun gücüyle, aşırı, fahiş kar marjlarıyla edindikleri paraların gücüyle her şeyin anlayışının sonucu olan sapmalıklara dünya çapında tepki vermeyi düşünüyor.. Bu tür kuralsızlıklara, sapkınlıklara, aşırılıklara daha çok tepkimiz uğruna üremelere insani vicdanına vermeyi hatırlatıyorum…
Bu sapkınlık, şiddetlilik, son zamanlarda sıkça yaşanan sorunlar gelsede başka gündemlerin yogunluğu tam anlamıyla tartışılmadı ve insani vicdan bu olaya yeteri kadar tepki verdiğini düşünüyorum… Bu adada yaşanan olaylar, hem insani vicdan hem de evrensel hukuk açısından son derece ağır ve sarsıcı bir tablo ortaya çıkıyor böyle… bir olay dünya çapında yaşanmıştır,bence yaşanmıştır, o zaman arasında bu güçlerin aşırılıklarını engelleyecek iddia veren bir hukuk, devlet, siyasi, dünya düzeni oluşturulmalıdır…
Bu Olaya Önce İnsani Vicdan Açısından Bakalım mı?
İddialara göre reşit olmayan kıza akıl, mantık, vicdanın aşınılarak istismar edilmesi ve bunun için genel olarak dünyanın en zenginleri ve üst kamusal yönetimlerde olanların içinde olduğu ve dahil olduğu organize biçimde gerçekleşen bu olay, insanların en temel yapısal değerlerine yapılan bir saldırıdır… İnsanın, canın, çevrenin, savunmamızın çocukların korunması, tüm toplumların ortak değeri,i dur.
Güç, para ve dünyadaki sahibi kişilere bu tür suçlara karışması, dünyadaki adalete olan güveni zedelediği gibi kültürel değersizleşmenin de önünü açar… Öte yandan, bu olayda istismarlara, saldırılara maruz kalanlar zarar görürse bu tür travmalar (incinmeler) sadece bireysel değil, ömrü boyunca sürebilen psikolojik ve sosyal yaralar bırakır.
İnsan hakları perspektifinden, çocukların istismarı insan onuruna karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Bu nedenle vicdani olarak hiçbir gerekçe ile savunulmaz, bu tür olaylar, bu suçların işlediği kişilerin cezalandırılmasına izin verilmez, bırakılmamalıdır…
*Bu Olaya Evrensel Hukuk Açısından Bakarsak Ne Görürüz?!
Uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleri, insanların korunmasını açık biçimde güvence altına almaktadır… Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi, insanlara her türlü cinsel sömürü ve istismarın korunmasını devletlere bir teminat olarak verir. Buna bu suçlar nasıl işlenir ve ceza kalırz anlaşılmış değildir…
Uluslar arası hukuk kuralları, İnsan ticareti, çocuk istismarı ve organize cinsel suçlar çoğu hukuk sisteminde ağır suç olarak kabul eder. Bu nedenle bu tür iddiaların olduğu durumlarda hukukun temel ilkeleri şunlardır, bu ilklere bağlı kalınmalıdır…
*Şeffaf Bir Soruşturma:: Suçlu kim olursa olsun yargılanması, cezalandırılması, mağdurların korunması ve tanzimi yoluna gidilir…
*Küresel adalet tartışması:: Epstein dosyası aynı zamanda şu soruları da gündeme getirdi: Güçlü ve zengin kişiler hukuktan kaçabiliyor mu? Uluslararası azgın elit ağları bazı suçların üzerinin örtülmesine yol açıyor mu? Bu tür sorular, sadece bu suç dosyası baz alındığında degil,küresel adalet ve eşitlik temelinde de tartışmaya başlandı… Sonuç Olarak….
İnsani vicdan açısından bakıldığında bu tür iddialar, insan onuruna ve çocukların dokunulmazlığına yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Evrensel hukuk açısından ise bu suçların kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın tam bir şeffaflık ve adaletle soruşturulması, hem mağdurların hakkı hem de toplumun adalet duygusu için zorunludur.
*Bu konu dünya siyasetinde neden çok tartışılıyor?
Bu Epstein adası olayı, sadece bir suç dosyası değil; aynı zamanda güç, para, siyaset ve uluslararası ilişkiler ağının tartışıldığı bir dosya hâline geldi. Bu nedenle bazı gerçeklerin neden tam olarak ortaya çıkmadığı konusu da sıkça gündeme geliyor.
* Neden bazı gerçekler hâlâ tam açıklanmadı?
Bunun birkaç temel nedeni olduğu düşünülüyor: Güçlü kişilerle bağlantı iddiaları, Epstein’ın çevresinde siyasetçiler, iş insanları ve ünlüler bulunduğu iddiaları vardır. Güçlü isimlerin dosyada geçmesi, soruşturmanın siyasi ve diplomatik hassasiyetler taşımasına yol açtığı için tam olarak acıklamadığı iddiaları var…
• Epstein’ın ölümü ise başka bir sır perdesi…
Epstein 2019 yılında hapisteyken hayatını kaybetti. Olay resmî olarak intihar olarak açıklansa da, birçok kişi bu ölümün dosyanın bazı yönlerinin aydınlatılmasını zorlaştırdığını düşünüyor.
*Evrensel hukuk açısından sonuçu tekrar değerlendirecek olursak…
Bu dosyanın yarattığı en büyük tartışma şudur: Güçlü kişiler gerçekten herkesle aynı şekilde yargılanabiliyor mu? Bu nedenle insan hakları savunucuları aşagıdaki şu çağrıyı yapmaktadır… Bizde bu Çağrıyı Yapıyoruz, Sizde Bu Sese Güç Verin….
Mağdurların ifadelerinin korunması // Dosyaların şeffaf şekilde açılması // Suçlu kim olursa olsun yargılanması… Yoksa yasaların bağlayıcılığı, hukuki eşitlik gibi temel degerler yok edilir ki, bu sapıklıkların hesapları sorulmamasının sonucu yaşanılan insani degerlere dayalı ahlaki ve adaleti bunalım daha da derinleşir.. Derinleşmemesi dilegiyle, Umuduyla.. Selam ve Saygılarımla…
Fikri Adil vatandasfikri.com – 8.3.2026
|
| |
|
| Bu Üyenin Diğer Yazıları |
|
|
|
|
| Reklam |
“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur."
M.Kemal Atatürk
Adrese Git |
|