Agnotoloji (Cahil Bırakma Sanatı)
Bir insan nasıl cahil bırakılır, hiç düşündük mü, ben bilinçli cahil bırakmanın herkese zarar verecegi için tercih edilmeyecegini düşünüyordum.. Ama ne yazık ki öyle degilmiş, bizi istismar etmek isteyen dinciler, iktidarı vatandaşa hizmet için degil, rant aracı sanan siyasiler yıllardır bizi ağnotolojik yöntemlerle cahil bırakmışlar.. Allah, Allah, nedir bu ya, bilenler itaat etmez, bilmeyenler doğruyu yanlışı bilir, yanlışa, haksızlığa itiraz eder…
Bir iktidar demokratik kurallarla geliyor, iktidarı hizmet degil rant dagıtma aracı sandığı için o kadar çok seviyor ve bırakmak istemiyor, demokrasi içinde, demokrat kalmamak için güçler ayrılığı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü gibi onlarca demokratik anayasal hakkı erezyona uğratıyor… Bunu yapabilmesi için demokratlık bilinç seviyesi düşük toplum gerekir..
Ziraat odası var ama tarım ürünlerinde gümrük ve koruma duvarlarının yıkılmasına ses çıkarmıyor… Sendikalar açlık sınırında asgari ücret seviyesinde maaş alınmasına sessiz kalıyor…Muhalefet partileri bölünüyor, tepkileri cılızlaşıyor, bunlar olurken ne dindar, ne çiftçi, ne muhalifler ortaklaşa ses çıkaramıyor.. Son ayrışan parti CHP ise içinden çıkanlarla işbilirgi yerine cumhur ittifakı (AKP-MHP) ile yerel işbirlikleri yaparak, hem kendilerinin hemde eski siyasaldaşlarının kaybetmesine neden oluyorlar.. Bunu bize ne yaptırıyor, bilgi, ilke, deger, karakter üzere bir zafiyetler, ego, kibir, kamusal alanda bireysel hesaplar, işte buna cahillik diyoruz…
Yargı kuralları genel olarak daha sert muhalif siyasetciye, eleştirel düşünen söyleyen sanatcı ve akademisyene, gazetecilere işliyor.. Biz vatandaşlar ne yapıyoruz, ağnotolojinin etkisiyle yaratılan algılarla düşünüyor, davranıyoruz.. Sonuç, ağnotolojinin argümanlarını üretenler kazanıyor… kim bunlar??
Din adına konuşanlar, siz bilmezsiniz biz biliriz diyor, sen nereden bileceksin diyoruz, dedem seyit diyor, dedem şeyh diyor, atalarımdan bana miras diyor, sen müritsin ben mürşidim diyor… Yersen yersin, tabiî ki yersin, dinini bilmediğin yabancı bir dil ile öğrenmeye çalışırsan öğrenemezsin, dilin Türkçe, anladığın dil ile, okuyabildiğin alfabe ile dinini öğrenirsen bilirsin istismar edilmenide engellersin… Böylece yabancı dil ile aktarılan, ezber bilgiyi aşarak dinini öğrenir ağnotolojinin duvarını yıkabilirsin…
Sonra hükümet ve patronların sabır, şükür, kader, kanaat gibi seni ağnotolojiye hapsettikleri kavramların yanlış yorumuyla ekonomik istimrara maruz kalmaktan kurtulmak için ne yapmamız lazımdır??
Benim içinde yaşadığım toplumun hükümeti, patronu bana kendi yaşadıkları gösteriş , itibar, lüks bencillik kültürsüzlüğünü anlatmazda sürekli senin kaderin bu, şükretmelisin, sabretmelisin demelerinin nedeni.. Benim bu kavramları bilmemem olabilir mi? Şükretmem lazım neye, biri lüks içinde yaşarken benim yoksulluluğumamı? Oysa şükür üretimden gelen refahın daha adil paylaşılmasından sonra ihtiyaç dahilinde yaşayarak israf etmemek olması gerekmez mi? Kuraklık yok, kıtlık yok, savaş yok ben neden sabredeyim yoksulluğa, sen neden şaşa, itibar gösterisi, varsıllığa, her şeyin cılkını çıkaran bir rantiyeci grupba neden sabredeyim ki? Her şeyin rantını yiyor, bütün dini, milli, ulusal degerleri, dini ve hukuki kavramları, toplumun temel dinamiklerini erozyona uğratma pahasına… Aslında bunlar ahlak ve adalet cemberi içinde sabretmeli, şükretmeli… Öte yandan bencile adalet, hakkaniyet, ahlak ciddi bir engeldir… Konumuz neydi, ağnotoloji, ne demekti cahillik bilimi, nasıl olur cahillik bilimi..
“Ancak eğitim ile mümkündür cahil kalmak bu kadar bilgiye kolayken ulaşmak…. Fikri?!Adil”
Bilen ile bilmeyen bir olurmu der dinimizin kitabı Kuran, bilen nasıl istismar edilebilir ki, bilen nasıl eksik ve yalan, anlamsız bilgilerle kandırılabilir ki? İşte bu nedenle nakille, taklitle, ezberle bilen, düşünen, daha iyi arayışı yerine vasata razı edilen kişi, toplum olmak, bizim kaderimiz olabilir mi? Biz bunu nasıl kabul edebiliriz ki? Kabul etmemeliyiz… Etmemeliyiz ki, daha iyi nasıl yaşanır cabamız olsun bilgiye, hikmete, düşünceye dayalı daha iyi yaşayan kişi/toplum olabilelim.. Olmak dilegiyle, selam ve sevgilerimle…
Fikri?!?Adil – vatandasfikri.com – 23.8.2026
|