DÜNYADA ve TÜRKİYEDE SİYASAL İSLAMCILIK, KAYBETTİMİ?
Önce Dünyaya Bakalım, Kendilerine İslamız Diyen Yönetimlere, Toplumlarına Ne Kadar Huzur, Ne Kadar Barış Sunabilmişler??!!
Afganistan mı vatandaşlarına huzur ve refah, adil hukuk ve ekonomik sistem mi sunabilmiş?
Arabistan, İran, Libya, Irak, Yemen, Suriye gibi 40-50 İslamız diyen yönetimler içinde aynı soruyu sorabilirsiniz… Sonuç nedir?
Sonra dönemlim Türkiye’mize, laik, cumhuriyet sistemine muhalefet ederek yönetime geldiler, Kuran kursu sayısı, İmam hatip sayısı arttı, dindar gençlik yetiştireccegiz derken, dindarların kasa, nisa, masa karşısında ahlak ve adalet inşasında zorlandıklarını ve imani zafiyetleri gördük…
Türkiye’yi 24 yıldır yöneten dindar olduklarını söyleyen vatandaşlarımız, nas var faizi sıfırlayacacağız, enflasyonun nedeni faizdir, derken faizleri düşürerek enflasyonu patlattılar, sonrasında en çok faiz ödeyen hükümet ünvanına sahip oldular… Sadece bu hatalar ile başarısız sayılamaz, bir hükümetin başarısızlığı ile bir Siyasal düşünce (Siyasal İslam) başarısız da denilemez.. Osmanlı İslamıydı, bir fetva almak için dinin aşırı zorladığı kaç tane fetva var sizce? Siyasal ve hukuki İçtihatlar, kanunnameler, fıkıh kuralları ne kadar dine uygundu? Toplumsal hayata yansıyan uygulamalar hele hele kadınlar üzerine dini yorumlayarak sürekli baskı unsuru yapan anlayış ne kadar dinidir?? İnsanların kişisel, hayatlarını, cinsel hayatlarını, kişisel alanda ki kararlarını, toplumsal karar gibi algılayan yorumlayan ve müdahil olan dini anlayış, siyasallaştı, birçok toplumda devleti yönetenler hükümet olanlar, despot bir kolluk kuvveti gibi ahirette, hesap günün de, ilahi mahkemede sorulacak soruları dünyevi otoriteler olarak sorulması, bu sormaların uzun vadede, sonuçta dinin yorulmasına, kişilerin dinden uzaklaşmasına neden olundu… Örnek olaylar…
Otoriter yönetim sistemlerini dini gibi sunan Dubai dini anlayışı, dine çok zarar vermektedir… Ürdün doğumlu, İngiltere'de eğitim görmüş olan 45 yaşındaki Dubai Şeyihin karısı Prenses Haya, 2004 yılında 70 yaşındaki Şeyh Muhammed bin Reşit El Maktum'la evlenerek, Emir'in 6. ve en genç eşi olmuş, bu durumda şeyh hanımı olmak bile ona huzur ve mutluluk vermemiş ve İngiltereye kaçmıştır.. Kendilerine İslamız diyen Ülkelerden kedilerine Laik demokratik diyen ülkelere doğru bir göç, hatta kaçış vardır ve Müslümanlar İslamız diyenleri degil Laikiz, demokratız diyenleri tercih etmektedir… Genel olarak İslamız diyenlerin ülkelerindeki baskı ve zulümlerden göç ederken, aslında ölümüne kaçarken desek daha doğru olur… Bu kaçış yolunda göç yollarında Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), kayıtlarına göre, son on yılda dünya genelinde 72 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini veya kaybolduğu kayıtlara girmiştir… Sizin aşırı iktidar, para, güç sevginiz, hem İslam toplumlarında, hemde Dünya genelin de İslamı kaçılacak bir din gibi algılanmasına neden olmuştur… Bu aşırı yorumlar, fanatizm, 1000 yıl önceki yaşamlara öykünme, yeni keşfedilen bilgilere, teknolojilere, fikirlere kendini kapatma sonucu gelinen noktalarda diyebiliriz…
Dini yoran başka bir şeyde dinin siyasallaşması, kamu otoritesi olarak dünyevileşerek, bilimle, siyasal ideolojilerle çatışması da dini yormuştur… Öte yandan bu çatışmaları minimize eden yönetim anlayışı laiklikle ters düşülmeside dini yormuştur, laiklik kafurun süresiyle okunduğunda dinidir de denilebilir… Siyasal tavırlar, siyasal rekabetler, siyasal kararlar başarılı olabilir, başarısız olabilir, bunu din adına yaparsak, din mi başarısız oluyor, biz mi karışmayacak kadar hükümet etme şeklimizle dindarlığımız arasına bir mesafe koymamız gerektiği düşünülebilir… Örneğin, baraj yapılacak, dini bilgi mi gerek bilimsel, teknik bilgimi, örnegin İHA, SİHA yapılacak, dini bilgimi, bilimsel bilgimi gerekiyor, egitim sadece dini mi olmalı, insanlığın bilgi birikimi olarak bilimsel bilgiyle mi yapılması gerekiyor… evrensel yerel denge için diplomatik egitim, dünyanın etkin devletlerinin tavrı, kimlerle sözleşme yapmamız gerekir gibi dini olmayan ve dini bilgiyle çözemeyeceğimiz alanlara dini anlayışımızı siyasallaştırarak, kırmızı cizgimize çevirirsek sürekli çatışma bizi ve dinimizi yormaz mı? Peygamberimizin yaptığı Medine sözleşmesi ne kadar dini baktınız mı? Tam bu noktada Mehmet Metiner’in Kemalizm, karşısında siyasal İslamcılık yenildi, nedeni şudur açıklamasıyla devam edersek.. Kendimiz çalıp, kendimiz oynamamış oluruz…
“Kim ne derse desin gerçek şu: Kemalizm kendi karşıtlarını bile kendine dönüştürmeyi başarmış bir ideolojidir. İttihatçılık, Kemalizmin içinde mündemiçtir. Kemalizmin zaferi, devletin resmi ideolojisi olmasından kaynaklanmıyor. Her kesimi kapsayan yaygın bir toplumsal ideolojiye dönüşmüş olmasıdır. Kemalizmin en sert ve en ödünsüz hasmı olan İslamcılık bile Kemalizme yenik düşmüştür. İslamcılık artık Kemalizmin ve Kemalizmin bünyesinde içkin olan İttihatçılığın yeni bir formuna dönüşmüştür.” Mehmet Metiner…
Şimdi burada altını çizdiğimiz cümlede Kemalizm neden başarılı oduyu Mehmet Metiner acıklıyor, Kemalizmin kapsayıcılığı diyor… Ben buna Kemalizm Cumhuriyeti kurdu, Kemalistler Demokrasiye geçti, demokrasi daha kapsayıcı bir siyasal sistem olduğundan, Kemalizm kendini olan, olması gerekenle, akıl bilgi ile kapsadığı için başarılı olmaya devam ediyor diyorum.. Demokrasiler de, Çoğunluğun seçtiği yönetir ama azınlığın muhalefet etme hakkı, farklı yaşam tarzı, farklı siyasal söylemi hukuki olarak garanti altındadır… Daha önemlisi demokraside güçler ayrılığı vardır, bu güçler ayrılığı denge ve denetim ile daha iyi yönetim sağlar… Ama sözde İslam adı taşısada, ne kadar ahlaki, ne kadar adil, ne kadar akli, ne kadar insanı dikkate alan yönetim tarzları başarısız olmaya adeta kendi dar görüşleriyle kendilerini mahkum etmişlerdir.. Sanırım Türkiye’mizde ki siyasal İslamcılarda aynı sorunu yaşıyorlar… Artık zaman Demokratik anayasal düzen ile uyumlu içtihatlar zamanıdır.. Ayrıca din bir siyasal sistem önermez, din ahlak ve adalet önerir… Biz iyi olan, güzel olanı yaptıkça dindarız, kötü olan çirkin olanı yaptıkça ne kadar şeklen, taklidi dindar görünsek de dinidarız. İslam degil, Dini dar olanlar uzun vadede kaybetmektedir… Dini demokratik, Laik, cumhuriyet değerleriyle hem hal etmek, hem dine, hem siyasal sistemimize, hem toplumumuza büyük katkılar sunacaktır.. Sunması Dileğiyle, Selam ve Sevgilerimle…
Sıtdık Fani – vatandasfikri.com 12.2.2026
Kaynaklar
-
-
-
https://gocvakfi.org/son-10-yilda-72-bin-gocmen-kayboldu-veya-hayatini-kaybetti/
|