İÇERİK Detay YAZARLARIMIZ
:: Anasayfa
:: Haberler
:: Yazarlar
:: Sesli Makale
:: TARIM
:: ÇEVRE/DOGA
:: KENT ve YAŞAM
:: SAĞLIK
:: BİLİMSEL GELİŞMELER
:: İNANÇ
:: SİYASET
:: ÇALIŞMA HAYATI
:: DÜŞÜNSEL
:: TOPLUMSAL
:: SAGLIK İÇİN SPOR
:: KİŞİSEL GELİŞİM
:: EKONOMİ
:: EGİTİM
:: YARGIDAN
:: GÜVENLİK
:: TEKNOLOJİ
:: HOBİLER
:: MAĞAZİN
:: TOPLUMSAL YÖNLENDİRME HABERİ
:: DOGAL AFETLER
:: ULUSLARARASI(DİPLOMASİ)
:: KÜLTÜR-SANAT
:: İNSANLIK
:: TARİH
:: İLETİŞİM
Genç Yazarlarımız
Reklam

İMAN ETMEDİKCE CENNETE GİREMEZSİNİZ, BİRBİRİNİZİ DE SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ!

H.z. Muhammed


Adrese Git
5 haziran çevre günü

ÇEVRE GÜNÜ ÇEVREYE NASIL ZARAR VERDİĞİMİZ ÜZERİNE DÜŞÜNNN!!!!

Kirlilik nasıl oluşuyor?

Engellemek mümkünmü?

Engellemediğimizde dogaya etkisi nedir?

Kimyasallar dogadan alınan maddelerin kimya bilimi kullanılarak dogal yapılarının bozulması sonucu ortaya cıkar, bu maddeler doğaya ne kadar uyumludur? Ne kadar degildir?

Sizlere kısa kısa çevre ile ilgili bilgiler sunuyoruz.

 

 

Fiji adaları kıyısındaki balık kaynaklarının korunması, Paraguay’da ormanların kesilmesinin önlenmesi, Güney Doğu Asya’da ormanlık bölgelerde artış... BM Çevre Raporu'nda verilen olumlu örneklerin sayısı az.

‘İklim değişikliğini engelleyebilmek için çok az önlem alındı ve çok yavaş hareket edildi.’

Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından hazırlanan raporun sonuçları bu cümleyle özetlenebilir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Achim Steiner’e göre, Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılında yayınladığı Brundtland Raporu’nda, çevreyi koruyarak kalkınma anlamına gelen ‘sürdürülebilir kalkınma’nın önemine dikkat çekilmesine rağmen, geçtiğimiz 20 yıl içinde çevre adına olumlu bir gelişme kaydedilmedi. Steiner bunun nedenini şöyle açıklıyor:

’20 yıl öncesine göre daha kötü durumdayız ve sadece bu çok can sıkıcı. Sürdürülebilir kalkınmanın temel göstergelerinde hala iyi işaretler yok. Bu sonuçların çok ciddiye alınması gerekiyor. Aslında bizim için ulaşmak istemediğimiz bir noktaya yavaş yavaş yaklaştığımızı gösteren bir uyarı olmalılar. Çünkü günümüzde doğal dengelerin çökmeye başlamasının gözlemlediğimiz sonuçları, 10-20 yıl önce tahmin edebildiğimizden çok daha ağır olabilir.’

Bazı bölgeleri kurtarmak için geç kalındı

540 sayfalık raporda dönüm noktasında olan, artık kurtarılamayacak kadar tahrip edilmiş ya da çöküşe geçmiş bölgelerden söz ediliyor. Kimi uluslararası organizasyonlar, çevreyi korumak için gösterdikleri çaba nedeniyle övülse de rapor, insanların çevre için hala rahatlarından feragat etmediklerini gösteriyor.

Dünya halklarına uyarı

Birleşmiş Milletler bu raporla dünya toplumlarını, çevre sorunlarına duyarlı olunmadığı takdirde meydana gelebilecek gelişmelere karşı uyarıyor. Achim Steiner’e göre rapor yeni ve şaşırtıcı bilgiler içermese dahi çok önemli bir adım. Steiner, “Bu rapor bize sayılar temelinde bir gösterge. Yıllar boyunca hipotezlerle ve modellerle uğraşmak zorunda kaldık, çünkü gözlemlediğimiz fenomeni kanıtlayabilecek ampirik materyalden yoksunduk. Bu rapor, ‘sizin anlattığınız her şey yeşil birer korku senaryosu’ diyenleri susturacak” diye konuşuyor.

İklim değişikliğinin maliyeti

Son yıllarda iklim değişikliğinin ağır maliyetleri üzerine çok tartışılır oldu. Ama ne yazık ki önlemler üzerine aynı düzeyde konuşulmuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı’na göre, iklim değişikliğine karşı önlem almamanın ekonomik olarak da hiç bir açıklaması yok:

‘Ekonomik aktörlerin kalkınmanın çevresel maliyetini hesaba katmamalarına seyirci kalamayız. Dönüşüm sürecinin anahtarı da tam olarak bu. Bence, bugünkü tartıştıklarımız raporda yazılanların sadece bir kısmı. Bu süreç çok yavaş ilerliyor, en önemlisi de, üzerimize düşeni gelecek kuşaklara bırakma lüksüne sahip olduğumuzu düşünmemiz.”

Balık türlerinin azalması, yayılan çölleşme, soyu tükenen canlılar, hava kirliliği ya da ısı artışı gibi gelişmeler, iklim değişikliğinin hayatımız üzerindeki etkilerine verilen diğer örnekler. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Steiner, Birleşmiş Milletler’in bu sorunlarla mücadele edebilecek donanıma sahip olmadığı iddiasına ise şu sözlerle yanıt veriyor:

‘Bilakis, bence Birleşmiş Milletler Çevre Programı, çevre sorunlarıyla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini gösteriyor. Biz 60 milyon dolarlık küçük bir bütçe ile çalışıyoruz ama küresel çevre sorunlarıyla analitik ve kurallı bir bakış açısına sahibiz. “

Hedef insanları harekete geçirmek

Birleşmiş Milletler Çevre Programı, gezegenin durumu hakkındaki raporu ile hem kamuoyunu, hem de politikacıları harekete geçirmek istiyor. Raporun, Bali’de düzenlenecek olan Kyoto sonrasının tartışılacağı, ‘İklim Zirvesi’nde yön gösterici olması hedefleniyor.

 

YOK OLAN CANLILAR DOGAL ALANLARIN BOZULMASI VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN SONUCUDUR.

Sadece tek yerde kaldı

         

Geçen yıllarda Van'da bir çok evin bahçesini süsleyen ancak günümüzde sadece bir evin bahçesinde açan ''Van Lalesi'', ev sahibi tarafından koruma altına alındı.

 

 

Van'da önceki yıllarda ilkbahar mevsiminde bütün evlerin bahçesinde açan ancak beton yapılaşmayla birlikte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan ''Van Lalesi'', günümüzde sadece Cumhuriyet Mahallesi'nde Suat Yörük'e ait bir evin bahçesinde yetişiyor.       

 

Bahçesindeki lalelerin bakımını büyük bir özenle yapan Yörük, bu lale türünün, 30 yıl öncesine kadar Van'daki bir çok bahçede açtığını söyledi.       

 

Beton yapılaşmayla bahçelerin yok olduğunu dolayısıyla lalenin de neslinin tükenme tehlikesi altına girdiğini bildiren Yörük, şöyle konuştu:       

 

''Benim eski Van evimin bahçesinde, halen bu laleler var. Çocukluğumdan beri bu laleleri korumaya çalışıyorum, bunlara evladım gibi bakıyorum. Nadide bir lale ve sadece Van'da bulunuyor. Bunlara bekçilik yapıyorum. Bazen komşular gelip bilinçsizce koparıp götürüyorlar. Bu yüzden laleler sürekli gözetimim altında. Van Lalesi her toprakta yetişmiyor. İlgili kurumlarımızdan bu laleye sahip çıkmalarını istiyorum.''

       

DOĞADA YETİŞMİYOR

Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Gevaş Meslek Yüksek Okulu Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevket Alp ise Van Lalesi'nin sadece Van'da bulunduğunu, eski bir lale çeşidi olduğunu ve doğada yetişmediğini söyledi.       

 

Yıllar önce eski Van evlerinin bahçelerinde bulunan bu bitkinin giderek yok olduğunu ifade eden Alp, şunları söyledi:       

 

''Yapılaşmayla birlikte bahçeli eski evler de yok oluyor. Tabi haliyle bu nadide bitkide yok olmaya doğru gidiyor. Bu lale, Van'a özgü endemik bir tür. Buna mutlaka sahip çıkılması lazım. Van Valiliği ile Van Belediyesinin yapacağı çalışmalarla bu bitkinin neslinin korunması ve çoğaltılması gerekiyor.''

 

 

ÇEVRE BAKANLIĞININ KAMUOYUNU BİLİÇLENDİRMEK İÇİN YAPTIĞI ÇALIŞMAYA BU BAGLANTIDAN ULAŞABİLİRSİNİZ http://iklim.cob.gov.tr/iklim/Files/sunum.pdf

 

 

YAZARIMIZ FİKRİ ADİL ÇEVRE DUYARLILIĞI İLE İLGİLİ YAZISI ÇEVRENİN İÇİNDEMİYİZ DIŞINDAMI MAKALESİ YAYINLANMIŞTIR

 

Bağlantıdan ulaşılabilir.http://www.vatandasfikri.com/yazidetay.asp?ID=121

 

 

 

 

 

 

TOPLUMSAL  
BAYRAMSIZ KALMAK!!
HÜSEYİN BENEK

TOPLUMSAL  
TARIM ve HAYVANCILIKTA ÜRETİCİ SORUNLARI
M.Akif GÖKALP

TOPLUMSAL  
DİNİ, ANLAMADAN YAŞAMAK MÜMKÜNMÜ?!?
SITDIK FANİ

TOPLUMSAL  
ANAYASA SINIRI, SINIRIMIZDIR!!
FİKRİ ADİL

TOPLUMSAL  
CUMHURİYETİN YÜZÜ KADINLAR
Nevval SEVİNDİ

TARİH  
TÜRKLERİN TARİHDE YERİ ve ÖNEMİ
Tomris VAKANÜVİS

ŞİİR  
NORMALİ AŞMAK!
AHSEN'E SEVDALI

SİYASET  
CHP TARTIŞMANIN KEYFİLİĞİ
AYDIN FİKİRLİ

ÖNERİLER  
KİLO SORUNUMUZ SAGLIK SORUNUNA DÖNÜŞMESİN
DERMAN ABİ

GELECEK  
YAPAY ZEKA ve METAVERSE NEDİR?
Şahin KAHİN

Reklam

“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur."

                                    M.Kemal Atatürk


Adrese Git
Sitemiz en iyi 1024 x 768 çözünürlükte ve Internet Explorer ile görüntülenir...
EpoxSoft